Beşiktaş
Beşiktaş, Bizans döneminde Boğaziçi kıyılarındaki en belli başlı yerleşim merkeziydi.
Bizans döneminde (4.-15. yüzyıl) günümüz Beşiktaş'ının kıyıları şu üç önemli yapıyla tanınırdı: "Auaplus"ta (akıntıya karşı) bulunan Ayios Mihael Kilisesi, İmparatorların yazlık ikametgâhı olan Ayios Mamas saray kompleksi ve Fokas Manastırı. Bunlardan Ayios Mihael Kilisesi Konstantinopolis'in kurucusu olan I. Constantinus (305-337) döneminde inşa edilmişti ve Rum, Ermeni, Gürcü Hıristiyan hacıların ziyaret ettiği çok ünlü bir hac merkeziydi.
Beşiktaş bir yerleşim yeri kimliğini Osmanlı döneminde kazanmıştır. Bizans dönemi boyunca Boğaziçi özellikle Karadeniz'den gelen Gürcü yağmacıların akınlarına uğramış, bunların yarattığı tahribat ve saldıkları korku surdışı yerleşmelerin gelişmesini engellemiştir. Beşiktaş'ın Osmanlı döneminde bir yerleşim yeri kimliği kazanması Karadeniz'in geniş ölçüde Osmanlı Devleti'nin denetimi altına girmesi sayesinde olmuştur.
Beşiktaş Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa döneminde bilhassa denizcilik açısından büyük önem kazandı. Beşiktaş'ın bulunduğu bölge o zamanlar liman olarak kullanılmaya uygun bir koydu. Barbaros Hayreddin, Beşiktaş koyunu Osmanlı donanmasının gemilerini demirlemek için kullandı. Ayrıca burada kendisine bir yalı yaptırarak İstanbul’da olduğu zamanlarda Beşiktaş’ta ikamet etti. Aynı bölgede kendi adına bir cami, bir medrese, bir de sübyan mektebi inşa ettirdi. 1546 yılında vefat ettiği zaman Barbaros Beşiktaş'ta defnedildi.
17. yüzyılda Beşiktaş koyu doldurulmaya başlandı. Bu bölge padişahların dinlenme ve eğlenceleri için düzenlenen bir "hasbahçe"ye dönüştürüldü. Bu bahçede çeşitli dönemlerde yapılan köşkler ve kasırlar topluluğu, uzun süre Beşiktaş Sahilsarayı adıyla anıldı. III. Selim bu bölgede batı tarzında yapılar yaptıran ilk padişah oldu. Dolmabahçe'den Ortaköy'e kadar uzanan kıyı şeridinde bir çok yapılar yaptırdı ve mevcut olanları genişlettirdi. III. Selim'in kızkardeşi Hatice Sultan için Fransız mimar Melling'e inşa ettirdiği saray İstanbul halkı ve kentte yaşayan Avrupalılar arasında büyük bir ün kazandı. III. Selim sık sık kızkardeşinin sarayına uğramaktan çok zevk alırdı.
Yıldız Sarayı Çırağan Sarayı
II. Mahmut da III. Selim gibi Beşiktaş sahillerine büyük ilgi duymaktaydı. 31 yıllık saltanatı süresince resmen Topkapı Sarayı'nda hüküm sürmesine rağmen fiilen zamanının büyük bir bölümünü Beşiktaş sahilindeki çeşitli saray ve kasırlarda geçirdi. II. Mahmut zamanında artık Osmanlı tahta resmen olmasa da fiilen Haliç'in karşı tarafına taşınmış, Beşiktaş bölgesine yerleşmişti. II. Mahmut'un oğlu Abdülmecit Dolmabahçe Sarayı'nı inşa ettirerek bu duruma resmiyet kazandırdı. Bundan sonraki bütün padişahlar Dolmabahçe Sarayı'nın yanı sıra bugünkü Beşiktaş ilçesinde yer alan Yıldız Sarayı ve Çırağan Sarayı gibi çeşitli saraylardan hüküm sürdüler. Beşiktaş ilçesi İmparatorluğun yıkılmasına kadar Osmanlı tahtına ev sahipliği yaptı. 13 Ocak 1910 tarihinde Türkiye'nin ilk spor kulübü olarak Beşiktaş'ta kurulan Beşiktaş Jimnastik Kulübü halen kökü Beşiktaş'a dayanan en tanınmış kurumdur.
Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nda önce annesi Zübeyde Hanım’ın Beşiktaş ilçesi sınırları içindeki Akaretler, Spor Caddesi, 76 numaralı evinde (şimdiki Ruh Sağlığı Dispanseri’nin bulunduğu bina) ikamet ettiği bilinmektedir. Cumhuriyetin ilanından sonra Beşiktaş ilçesinin önemi azalmakla birlikte Atatürk'ün yaşamının geri kalan dönemi boyunca İstanbul'a geldiği zaman Dolmabahçe Sarayı'nda kalması nedeniyle Beşiktaş ilçesi önemini biraz olsa korudu. Önceleri Beyoğlu’na bağlı bir nahiye olan Beşiktaş 1930 yılında ilçe yapıldı.
Beşiktaş 1930'da ilçe olduğunda 14 mahalleden oluşuyordu. Bu mahallelerden Teşvikiye 1954'te ilçe olan Şişli'nin sınırları içine katılmıştır. 1950'den sonra oluşan yeni yerleşmelerle mahalle sayısı 23'e ulaşmıştır. Beşiktaş'a ilk kez 1956'da ayrı bir belediye şube müdürü atanmış, 1984'te çıkarılan Büyükşehir Belediyesi Yönetimi Hakkında Kararname ile metropol alan içinde kalan Beşiktaş Belediyesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bir şubesi olmaktan çıkıp ayrı bir belediye durumuna gelmiştir.
Beşiktaş'ın nüfusu 1935-1985 arasındaki 50 yıl içerisinde yavaş ama düzenli bir artış göstermiş, son 20 yılda ise dalgalı bir seyir izlemiştir. Bunun nedeni ilçedeki konut alanının büyük ölçüde sınır noktasına varmış olması kadar belirli bölgelerin merkezi iş alanı özelliği kazanması, dolayısıyla nüfus sayımlarında esas alınan gece nüfusunun giderek azalma eğilimi göstermesidir.
Beşiktaş İlçesi'nin çekirdeğini oluşturan Beşiktaş, Yıldız, Ortaköy, Kuruçeşme, Arnavutköy, Bebek gibi tarihsel semtler dışındaki yerleşim yerleri 1950'li yıllardan itibaren ortaya çıkmışlardır.1950'de tarihi Levent Çiftliği arazisi üzerinde bahçeli evler düzeninde başlatılan toplu konut uygulamasıyla Levent mahallesi'nin temelleri atılmış, daha sonra Etiler, Konaklar, Akatlar, Nisbetiye, Levazım ve Kültür mahalleleri oluşmuştur. 1980'lerden itibaren Boğaziçi kıyısı boyunca uzanan yamaçlardaki koruların imara açılmasıyla Beşiktaş'ın doğal yeşil örtüsü hayli tahribata uğramıştır.
Günümüzde tümüyle kentsel alan içinde kalan Beşiktaş'ta Karanfilköy dışında gecekondu yerleşimi yoktur.
Duvardan duvara halılarınız zaman içerisinde kirlenmektedir.
Bu halıların temizliğinin, halılarınızın daha uzun ömürlü olması için ve tabi daha önemlisi sağlığımız açısından rutin olarak senede en az bir kere yapılmasını öneriyoruz.
Yerinde halı yıkama işlemi işinde uzmanlaşmış personelimiz tarafından, sanayi tipi vakumlu sistem makinelerle yapılmaktadır. Vakumlu sistemin kullanılması halılarınızın en geç bir gün içerisinde kurumasını sağlamaktadır. Yıkama işlemi ithal leke çıkarıcı formüllü halı şampuanları ile yıkanmaktadır.
Güçlü vakumlu sistem halı yıkama makinemiz dibe çökmüş kirleri emerek temizler. Kullandığımız halı şampuanı içerisindeki özel leke çıkarıcı formül sayesinde halılarınızı kirden ve lekelerden arındırmaktadır.
Koltuklarınız gözünüze kirli gelmese dahi içinde bulunan bakteri sayısı uzmanlara göre 10 milyonun üzerinde bulunmaktadır. Koltuk Yıkama, sağlığınız ve hijyen açısından koltuklarınızı senede en az bir kez yıkatmanızı önermektedir. Yerinde koltuk yıkama vakumlu sistem sanayi tipi makinelerimiz ile yapılmaktadır. Koltuk yıkama işlemi halı yıkama işlemine göre daha detaylı ve profesyonellik gerektiren bir iştir. Koltuk takımlarınızın kumaşına ve cinsine göre makine kullanımı ve yıkama tekniklerinin farklılık göstermesi gerekir. Bu işlemi yapacak personelin kendi alanında profesyonelleşmiş olması şarttır. Koltuk Yıkama temizlik konusunun her alanında uzmanlaşmış ekibi ile yerinde koltuk yıkama işlemini memnuniyet garantisi altında gerçekleştirmektedir. İrtibat telefonlarımızdan çalışma saatleri içerisinde yerinde halı ve koltuk yıkama işlemi için randevu alabilirsiniz. Koltuk Yıkama olarak hizmetimiz başladığı andan itibaren yıkama işlemleriniz şirketimizin garantisi altında tutulmaktadır. Profesyonel bir yerinde halı veya koltuk yıkama hizmeti almak istiyorsanız
....Koltuk Yıkama hizmeti işlemleri....
Koltuk Yıkama ve Temizlemeci
1. işlem İlk olarak yıkanacak olan koltuk kumaşı incelenir ve kumaş yapısına uygun şampuan seçilir
Koltuk Yıkama ve Temizleme
2. işlem Yıkama yapılacak koltuk bütünüyle şampuanlı su sepeleyerek ıslatılır. Bir süre beklendikten sonra hassas fırçalar yardımıyla kumaş yüzey fırçalanarak birikmiş olan kirler ve mikroplar öldürülür.
Koltuk Yıkama ve Temizleme
3. işlem Yıkama yapılan Koltuk üzerinde bulunan lekelerin tespiti yapılarak lekenin cinsine göre leke çıkarıcı kimyasallar seçilir. Gereken fırçalama yapılarak lekesiz bir koltuğa kavuşmanız sağlanır
Koltuk Yıkama ve Temizleme
4. işlem Koltuk Yıkama nın bu son aşamasında Koltuğunuzun bütün kumaş yüzeyi Püskürtme Emme sistemiyle çalışan son sistem makinelerimizle durulanarak Koltuk kurumaya bırakılır. 3 ile 5 saat içerisinde tertemiz ve hijyenik koltuklarınızı kullanmaya başlayabilirsiniz. Unutmayın Koltuk Yıkama temizlik ve sağlığa uygunluk bizim işimizdir.
Son Güncelleme (Cuma, 30 Mart 2012 15:28)